ARZ-I MEV’ÛD

بسم الله الرحمن الرحيم الحمد لله رب العلمين و الصلاة والسلام على سيد المرسلين اما بعد
5/ محرم/ 1436/ بورصه
aasddsc.jpg

 

“There is some solid military planning in the U.S. strategy but it also includes some wishful thinking. The most dubious assumption is that Iraqi and Syrian recruits can win this fight against the extremists without U.S. advisers alongside them in battle.”[1]

Amerika’nın askerî planında sağlam sıtrateciler vardır; lakin beklentilere dayanan kısımları da havidir.En ikircikli beklenti ise Iraklı ve Suriyeli acemi oğlanların aşırılarla yapacakları savaşı Amerikalı hık deyicilerle birlikte olmadan kazanmalarıdır.”

Ey azizler, işte başlarız söze Arz-ı Mev’ûd’dan buralarda da vardır birkaç köşe.

İhâmi Guentenomo’da esir ve Esin başkentlerde güzellik yarışmalarının baş rakkasesi.

İlhâmi’yi tutup getirmeişler Furat ile Dicle arasına bağlamışlar. Esin’e raks libası giydirip oyuna kaldırmışlar. Bu durumda İlhâmî ne yapacaktır? Ya el çırpacak , eli ağzına varırsa zılgıt çalacak ya da kahrından sararıp solacaktır.

Merkezin neresi olduğu idrâkin teşekkülünde bu denli etkili midir? Oğlanın adının Yusuf olması kıskançlığı nereye götürmüşse merkezin neresi olduğu da idrâk için o denli müessirdir.

Amerikan hık deyicilerin meydan savaşlarında acemi oğlanlarla birlikte resim çektirmeleri iktiza ediyormuş, gerekiyormuş. Neden, niçin?

İpin ucunun yöre halkının eline geçmemesi için, “biz size mihmandarlık yaptık ondalığımızı isterük.” demelerine imkân sağlamak içün.

Yavaş yavaş, idrâk-i asrı irdeleyecek ve sonra da aslın tebliğinin yansımalarını seyredecektik. Enkâz-ı beşer vadileri doldurup taşırınca biz dahi İlhamî’yi apar topar Küba sahillerinden Furat kıyılarına getirmek zorunda kalıverdik. Tatlı tatlı esen seher yelinde saçlarını ören Esin hanımı ise savaş meydanında raksederken görüntüledik.

İdrakimizin belalılarından biri de biz daha “ne oluyor?” diyemeden bir cephemizde savaş bulutlarının boşalmaya başlaması durumudur. Bu şaşkınlığımızı atabilmek için sarılmış Âkif Merhûm ve arkadaşları idrâkine asrın. Delik demir îcad olduktan kelli iğri kılınç kına mahkûm olmuştur. Döğüşler merdâne değil nâmerdâne yapılmaya başlanmıştır. Kabak ve varil bombaları uyuyan masumların yatağında patlamaya başlamıştır. Bu nâmerd silahı bertaraf edecek bir idrâk teşekkül ettirilemezse, hakk-ı hayatımız ebediyete intikâl edecektir.

Asrın idrâki bir savunma sıtratecisi olarak, hilesi olarak girmiştir mahallemize. Bilahere sağanak aralarında asrın idrâki asıl zannedilmiş ve asla karşı amansız hücûmlar olmuştur.Hücûmâtın mürettibleri düşmen değildir. Karar dostlar meclisinden çıkmıştır.

Sis kısmen dağılır gibi olduğunda ise suretin arkasında hangi asılların saklandığı ayân olmuştur. Meğer yenileşme ,silahların yenilenmesiymiş. Yeni silahların maharetleri ise öldürdükleri masumların adediyle ölçülürmüş. Zira Arz-ı Mev’ûd’dan yalnız askerler değil silahsızlar kovulmadıkça merkeze rahat yokmuş. Masumlar ise ya seve seve ya da meyyit olarak buradan acilen çıkmalılarmış.

Boşalan yerler merkezi birliklerce hemen doldurulacak ve merkezî idarelerinin ilelebed rahatı için yeni yapılarla tezyîn edilecekmiş.

Sicilya’dan çıkıp Kanada kıyılarında yenilik, idrâk arayan İlhami ise gözünü faltaşı gibi açacak kendi bakmağa kıyamadığı mahremini savaş şarkılarıyla herkese gösteren Esin!in haline şaşıracakmış.

Bu şaşkınlık hali ne zaman sona ercek? İlhâmi mapus damında bu soruya vevap arayacak takati bulabilecek midir? Kıyamette mi bu biçarelerin felâhı?!

Allah, aslımızı idrâkimize değil; idrâkimizi aslımıza bağlasın. Âmin

Paylaşın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Doğrulama Kodu (gerekli) * Süre doldu. Lütfen doğrulama kodunu(CAPTCHA) yenileyin!